Depresyon kadınlarda, erkeklere oranla yaklaşık iki kat daha fazladır. Her beş kadından birinin yaşamı boyunca en az bir depresyon atağı yaşadığı bilinmektedir. Kadınlarda depresyona yatkınlığın daha fazla oluşunun olası sebepleri arasında hormonal faktörler başta gelmektedir. Menstrual siklusun değişik evrelerinin yanı sıra, gebelikler, düşükler, menopoz öncesi, sırası ve sonrası hormonal değişiklikler gibi çeşitli biyolojik etkenlerin, kadının depresyona yatkınlığını artırdığı düşünülmektedir. Çalışan kadınlar, evin yanı sıra işte de sorumluluk alırlar. Zaman ve enerji harcarlar. Çocuk yetiştirme ya da ebeveyne bakım konusundaki yük ve sorumlulukları da erkeklere göre daha fazladır. Genel anlamda kadınların, biyolojik yatkınlıklarının yanı sıra sosyal ve psikolojik stresslerinin de erkeklere oranla daha fazla olduğu söylenebilir.
Doğum yapan kadınların pek çoğunun doğum sonrasında, birkaç günle birkaç hafta arasında süren, “yalnızlık duygusu, mutsuzluk hissi, sık sık ağlama, sıkıntı, huzursuzluk, bungunluk hatta çökkünlük” ile karakterize bir ruh hali gösterdiği bilinir. Bunda, annenin yaşadığı hormonal değişikliklerin yanı sıra, bebeğinin bakımı ile ilgili aşırı sorumluluk duygusu, bu alandaki becerisi ile ilgili kaygı ve endişeleri de rol oynar. Genellikle tedavi gerektirmeyen bu tablonun “depresyon” tanısını gerektirecek ölçüde şiddetli olması nadirdir. Bu dönemde gelişen depresyona “doğum sonrası depresyon” denir.
Doğum sonrası depresyon geliştiren annenin enerjisi ve dikkati azalmıştır. Bebeğinin bakımı ile ilgili kaygıları ve yetersizlik duyguları had safhadadır. İşlevselliği çok düşmüştür. Bu nedenle bebeğine bakım veremez. Evinin işlerini de çekip çeviremez. Sık sık ağlamaların yanı sıra değersizlik, yetersizlik, pişmanlık ve suçluluk duyguları dile getirir. Bu durumdaki annelerin bir psikiyatr tarafından tedavi ve takip edilmeleri gerekir.
Postpartum psikoz (doğum sonrası psikoz) bu dönemde annede gelişebilecek en ciddi psikiyatrik bozukluktur. , “doğum sonrası psikoz” ” doğum yapan her 1000 annenin 1 veya 2 tanesinde görülür. Bu tabloda sanrılar, varsanılar, uykusuzluk ve bebekle ilgili obsessif (saplantısal) düşünceler vardır. Annenin duygudurumu ani değişiklikler gösterir. Depressif ruh halinin yanı sıra hırçınlık, taşkınlık ve coşku durumları da gözlenebilir. Bu durumdaki bir annenin bebeğine bakması mümkün olmaz. Postpartum psikoz acil tedavi gerektiren bir durumdur.
