Bipolar bozukluğun tedavisinde en önemli unsur farmakoterapidir. Psikoterapi tek başına etkili değildir ve ancak ilaç tedavisine ek olarak uygulanabilir. Elektrokonvulsif tedavi (EKT) hastalığın her iki döneminde de ancak farmakoterapiye cevap alınamaması durumunda yapılır. Depresyon döneminde intihar riski yüksek görülüyorsa ilaç tedavisinin sonucu beklenmeden de EKT yapılabilir.

İlaç Tedavisi

Bipolar bozuklukta hastalığın dönemine göre değişik tür ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

İlaç Türü Remisyon Mani Dönemi Depresyon Dönemi
Duygudurum düzenleyicileri + + +
Antipsikotik ilaçlar* + – + – –
Antidepressan ilaçlar – – – – +
Benzodiazepinler – – + – –

 

 

 

 

 

*Bazı antipsikotik ilaçlar duygudurum düzenleyicisi olarak hastalığın her evresinde kullanılmaktadır.

Antipsikotik, antidepressan ve bezodiazepin türü ilaçlarla ilgili bilgilere sırası ile şizofreni, depresyon ve anksiyete bozuklukları bölümlerinde erişilebilir. Burada sadece duygudurum düzenleyicisi (DDD) olan ilaçlarla ilgili bilgi verilecektir.

DDD olarak kullanılan ilaçlar içerisinde en eskisi “lityum”dur. Lityum aynı zamanda günümüzde kullanılan modern psikotrop ilaçlar içerisinde de en eski olanıdır. 1949 yılından bu yana kullanılmaktadır. Günlük dozu ağızdan alınan miktarı ile değil kandaki düzeyi ile belirlenir. Bir kapsül lityum (LİTHÜRİL® 300 mg) 0.2 mEq/L kan düzeyi sağlar. Bu hesap dikkate alınarak başlangıçta, ilaca, yeterli kan düzeyi sağlayacağı düşünülen bir dozda başlanır. Bir hafta sonra kan düzeyi ölçülür ve alınan sonuca göre doz ayarlaması yapılır. Tedavi süresince hekim hastanın özelliklerini (yaş, eşlik eden hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar vb.) dikkate alarak gerekli gördüğü sıklıkla lityemi tayini yaptırır. Lityumun hedeflenen kan düzeyi manik atak sırasında 0.8-1.2 mEq/L, remisyon döneminde ise 0.4-0.8 mEq/L civarındadır.

Lityum, “tehlikeli” olmamakla birlikte “rahatsız edici” çok sayıda yan etkisi olan bir ilaçtır. Yüksek dozlarında ise tehlikeli bir “entoksikasyon” tablosu oluşturur. Entoksikasyon belirtileri kan düzeyi 1.5 mEq/L düzeyini aştığında başlar. İlk entoksikasyon belirtileri yan etkilerin şiddetlenmesinden ibarettir. Buna karşılık kan düzeyi yükseldikçe ilave belirtiler ortaya çıkar. Daha çok nörolojik sisteme ilişkin olan bu belirtilere giderek akut böbrek yetmezliği ve kalp iletim bozukluklarını da ilave olur. Kan düzeyinin 3.0 mEq/L sınırını aşması çok tehlikelidir. 4.0 mEq/L düzeyinde genellikle öldürücüdür. Bu nedenle lityum zehirlenmesinden şüphe edildiğinde derhal ilaç kesilmeli ve hekime danışılmalıdır. Gereken durumlarda hekim, hasta ve yakınlarını bir acil servise yönlendirir. Aşağıdaki tabloda lityumun yan etkileri yanı sıra, entoksikasyon belirtileri gösterilmiştir.

Yan Etkiler Entoksikasyon Belirtileri
Uyuşukluk
Titreme
Çok idrara çıkma ve çok su içme
Bulantı
İştah ve kilo artışı
Hipotiroidi (guatr)

Hafif
(1.5-2.0 mEq/L)
Bulantı-kusma
Karın ağrısı
Denge bozukluğu
Konuşma bozukluğu
Orta
(2.0-3.0 mEq/L)
Kas güçsüzlüğü
İstemsiz hareketler
Zihin karışıklığı
Tendon reflekslerinin şiddetlenmesi
Şiddetli
(3.0 mEq/L ve üzeri)
Kalp iletim bozuklukları
Akut böbrek yetmezliği
Ölüm

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Lityumun yanı sıra duygudurum düzenleyicisi olarak kullanılan diğer ilaçlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Bu ilaçların hepsi de ilk kullanım amaçları antiepileptik olan ilaçlardır. Duygudurum düzenleyici etkinlikleri daha sonra farkedilmiş ve bu amaçla da kullanılmaya başlanmışlardır. Hekimleri tarafından bu yönde bilgilendirilmeyen pek çok hasta ve yakınları, ilaç kutusu üzerinde veya prospektüste ilacın epilepsi hastalarında kullanıldığına ilişkin bilgileri okuduklarında tereddüte düşmektedirler. Günümüzde piyasada mevcut ilaçların pek çoğu birden fazla alanda kullanılmaktadır. Belirli bir hastalığın tedavisi için piyasaya çıkan ilaçlardan bazıları ile yapılan klinik araştırmalar, bu ilaçların başka hastalıklarda da etkili olduklarını ortaya koymakta ve böylece ilaçlar giderek birden fazla kullanım alanı bulmaktadır. Aşağıdaki ilaçlar için de bu durum söz konusudur.

Kimyasal Adı Ticari Adı Ticari Şekli Dozu mg/gün Yan Etkileri
Valproat1 DEPAKİN 200 ve 500 mg tab 50-150 μg/ml Uyuşukluk, iştah ve kilo artışı
Karbamezapin1 TEGRETOL 200 ve 400 mg tab. 5-15 μg/ml Uyuşukluk, baş dönmesi, denge bozukluğu
Okskarbamezapin TRİLEPTAL 300 ve 600 mg tab. 600-1800 mg Uyuşukluk, baş dönmesi, halsizlik
Lamotrijin2
LAMİCTAL 25, 50, 100 ve 200 mg tab. 200 mg/gün Baş dönmesi, bulantı, deri döküntüsü

 

 

 

 

 

1 Her iki ilacın dozu da lityum gibi kan düzeyleri esas alınarak belirlenir.

2 Hastalığın özellikle depresyon dönemlerinin önlenmesine yönelik kullanılır.

Duygudurum düzenleyici ilaçlar uzun süre (yıllarca, hatta ömür boyu) kullanılması gereken ilaçlardır. Bu ilaçlardan herhangi biri tek başına yeteri kadar etkili olamadığında ikisi, hatta üçü birden kullanılabilir.

Yeni antipsikotiklerden olanzapin, klozapin, risperidon, ketiyapin ve ziprasidon da duygudurum düzenleyici olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlarla ilgili bilgiye şizofreni bölümünden erişilebilir.

Psikoterapi

Bipolar bozukluk biyolojik nedenlere bağlı bir hastalık olduğundan yukarıda da belirtildiği gibi tek başına psikoterapi ile tedavi edilemez. İlaç tedavisine ek olarak yürütülecek psikoterapi temelde destekleyici ve eğitici olmak durumundadır. Bu süreçte hasta ve yakınlarına yönelik bilgilendirme yapılmalıdır. Amaç hastalık belirtilerinin tanınmasını ve nükslerin erken fark edilmesini sağlamaktır. Böylece yeni oluşmakta olan atağın tırmanması önlenmeye çalışılır. Tedavi yöntemleri, kullanılan ilaçlar ve yan etkileri hakkında yapılacak bilgilendirme ile de hastanın tedavi uyumu artırılmaya çalışılır.

UYARILAR !!!

Manik atak habercileri

  • Uykusuzluk
  • Sinirlilik
  • Özgüven artışı
  • Gezmeye, eğlenceye düşkünlük
  • Dini konulara ilgi artışı, aşırı ibadet davranışı (Kuran okuma, namaz kılma vb.)
  • Gereksiz alış-veriş, para harcama

Depresyon habercileri

  • Suskunluk
  • Durgunluk
  • Neşesizlik
  • Yavaşlama
  • İlgi istek kaybı

LİTHÜRİL kullanan hastaların dikkatine

  • Şiddetli ve ısrarlı bulantı, kusma, konuşma bozukluğu ve şiddetli titreme olduğunda ilacı kesip hemen hekime başvurunuz.
  • Aşırı terleme sonucu kaybedilen tuz nedeni ile böbreklerden lityumun atılışı yavaşlar. Bu durum kan lityum düzeyinin artmasına ve entoksikasyona neden olabilir. Bu riski azaltmak için mesleği gereği çok terleyen hastalar özellikle yaz aylarında (aksini gerektiren sağlık sorunları yoksa) yemeklerine bir miktar (aşırı değil) tuz ilave edebilirler.
  • Lityum pek çok ilaçla etkileşir. Bu etkileşimler bazen sorun yaratacak düzeyde olabilir. Bu nedenle bir başka sağlık sorununuz olduğunda hem ilgili hastalığınız nedeniyle gittiğiniz doktora lityum kullandığınızı söyleyiniz hem de bu doktorun verdiği ilacı kullanmadan önce psikiyatri doktorunuza danışınız.
  • Lityum gebeliğin ilk 3 ayında kullanılması riskli ilaçlardandır. Lityum kullanırken gebe kalmamaya özen gösteriniz. Bebek sahibi olmak istiyorsanız bu konuyu doktorunuz ile görüşünüz.